Anasayfa Arşivler 2015 Ekim

Aylık ArşivEkim 2015

7 2.815 görüntüleme

Bu aralar düşük karbonhidratlı ya da sıfır karbonhidrat beslenmeyle ilgili takıntım eminim sizlere de yansıyordur 🙂 Kan şekerim de oldukça iyi gidiyor.

İnternet üzerinden yaptığım aramalar sonucunda tarifleri kendime göre değiştirip yapmaya başladım. Bunlardan biri de güzel mi güzel Diyabetimben’in Kakaolu Kek’i 🙂 Bu ismi Eşref duyduğunda; ‘Çok inovatif ve harika bir isim bulmuşsun’ diyeceğinden ve hafiften bir dalga geçeceğinden eminim.

Malzemeler

  • 1 su bardağı toz fındık: Büyük marketlerde satılıyor. Ancak ben daha da doğal bir formatta kendim yapacağım derseniz çiğ fındıkları eski tip kahve değirmeninde kendiniz çekebilirsiniz. Ben robotta çektim. Tam toz hale gelmedi ama fena da olmadı. Ortalama 100 gram fındıktan çıkıyor. 100 gram fındık 15 gram karbonhidrat içerir.
  • 2 çorba kaşığı manda kaymağı: Evde yoğurt mayalayan biri olarak bugün kaymak olmayınca güvendiğim bir yerden satın aldım. 5 gram karbonhidrat olarak saydım.
  • 4 adet kuru ve çekirdeksiz kırmızı üzüm: Doğal yöntemlerle kurutulmuş ve güvendiğim bir yerden aldım. Ortalama 5 gr karbonhidrat içerir.
  • 2 adet kuru çilek: Doğal yöntemlerle kurutulmuş ve güvendiğim bir yerden aldım. İki adedi çok az karbonhidrat içerdiği için saymadım.
  • 3 adet kuru dağ inciri: Doğal yöntemlerle kurutulmuş ve güvendiğim bir yerden aldım. 30 gram karbonhidrat içerir.
  • 2 yemek kaşığı kakao: Paketli kakaolardan değil. Eminönü’nde yine güvenerek alış-veriş yaptığım bir yerden almıştım. Karbonhidrat içermez.
  • 2 yemek kaşığı süt: Karbonhidratı sayacak kadar olmadığı için saymadım.

Saydığım tüm malzemeleri robota koydum ve çektim. Püre kıvamına gelince yağlı bir kağıdın üzerine serdim ve elimdeki şekilli kalıplarla şekillendirdim.

Biraz dolapta bekletip. Dondurucuda değil. Üzerine elimdeki çay süzgeci ile kakao gezdirdim. Tekrar dolaba koydum. 3-4 saat beklemesini öneririm.

Toplamda 11 adet çıktı. Her biri 5,5 gram karbonhidrat içeriyor. Fındık ve kaymaktan gelen yağı da düşünerek yemeniz de önemli.

İstediğiniz meyve ile bu tarifi deneyebileceğinizi bilmenizi isterim.

Deneyen herkese şimdiden afiyet olsun.

Günün sözü 🙂 Evinizde kendi yaptığınız her besin tip-1 diyabetinize daha iyi gelecektir. Paketli ve şekerli ürünler yerine bu tarz besinlerle tip-1 diyabetli hayatınızı yönetmenizi öneririm.

FullSizeRender(12)   FullSizeRender(13)

 

 

15 2.351 görüntüleme

Bu aralar daha az karbonhidrat alma çabasıyla füzyon mutfağımda efsaneler yaratmaya çalışıyorum 🙂 Tip-1 diyabetli Dr Bernstein’ın da önerilerini mutlaka okuyorum. Okuduğum ve ilgimi çeken bir tarifi dün akşam tecrübe ettim. Sizlerle de paylaşmak istedim 🙂

Unsuz Ekmek

  • Dört yumurta
  • Altı çorba kaşığı zeytinyağı
  • Bir silme çay kaşığı toz himalaya tuzu
  • İki su bardağı badem tozu
  • Bir su bardağı hindistan cevizi tozu
  • Bir çay kaşığı kabartma tozu
  • Bir silme çorba kaşığı çörek otu
  • İki silme çorba kaşığı keten tohumu tozu
  • Yarım su bardağı su

Önce sıvı olan yumurta ve zeytinyağını himalaya tuzu ile mikserde çırptım. Ardından badem, hindistan cevizi, kabartma tozu, çörek otu, keten tohumu tozunu ve yarım su bardağı suyu ekleyerek çırpma işlemine devam ettim. Kek hamuru kıvamında bir hamur oluştu.  Bu hamuru kare bir borcama serdiğim yağı kağıdın üzerine döktüm ve önceden ısıttığım fırına koydum. Fırının sıcaklığını 180-200 dereceye ayarladım.

Ortalama 30-40 dakikada pişiyor. Zaten kek pişirir gibi bıçağı ortasına batırdım ve bıçağın temiz çıkıp çıkmamasına bağlı olarak pişip pişmediğine karar verdim.

Ekmek oldukça yumuşak çıktı. Hafif soğuduktan sonra kağıt havluya sardım. Ve poşetledim. Sabah da yumuşaklığını koruyordu.

Bu arada bir sonraki denememde su ile değil süt ile yapacağım. Aynı zamanda keten tohumunu robotta çekememiştim. Kahve değirmeninde toz haline getirip eklemeyi planlıyorum.

Unsuz ekmeğin içerisine oldukça doğal içerikler girdiği için sağlıklı bir unsuz ekmek elde etmiş oluyoruz.

Önemli bir not; karbonhidrat içermiyor ama yağ oranı oldukça fazla. Bu sabah 09:45’te bir ince dilim unsuz ekmekle, üç adet küçük domates, iki adet salatalık ve peynir yedim. İnsülin yapmadım. Kan şekerim ortalama iki saat sonra 176 mg/dL çıktı. Bir ünite insülin yapsaydım bu küçük yükseliş olmayacaktı. Aynı zamanda üçüncü saat kan şekerim ise 209 mg/dL oldu. Bu da demek oluyor ki yağın etkisi bu saatlerde daha net kendini belli etmiş oldu.

unsuz ekmek 1  unsuz ekmek 2 unsuz ekmek 4

 

1 1.889 görüntüleme

20 Ekim’de sizlerle Bu Akşam FOX TV Ana Haber Bülteni’nde Kan Şekerini Doğru Ölçmeyen Glükometreler başlıklı yazımızda kan şekeri ölçüm cihazlarının sonuçlarını hatalı gösteren glükometrelerle ilgili haberin FOX TV’de yayınlanacağından bahsetmiştik.

Haber yayınlandıktan sonra videosunu paylaşmayı atladık. Bu yazı ile ilgili haberin videolarını paylaşıyoruz.

Unutmayalım ki; kan şekeri ölçümü tip-1 diyabetli bireylerin diyabet kontrolünü için oldukça önemlidir. Çünkü bizler kan şekeri sonucumuza göre ek doz insülin mi yapacağız yoksa kan şekerimizi yükseltmek için hipoglisemi tedavisi mi uygulayacağız ya da hiçbir şey yapmayacak mıyız gibi bir karara bu şekilde varabiliyoruz.

Aynı zamanda Türkiye’de diyabet komplikasyonlarının çoğu ya doğru ölçüm yapmayan glükometrelere, ya kan şekeri ölçümü yapılmamasına ya da doğru diyabet yönetimi olmamasına bağlı. Komplikasyonlara devletimiz tarafından yapılan harcamaları düşündüğümüzde; SGK bütçesinin diyabetin daha iyi yönetilmesi için harcanması gerektiğine vurgu yapmak yerinde olacaktır.

Kısacası; diyabet komplikasyonlarına para harcanacağına, diyabet yönetiminin daha iyi olmasına harcama yapılsa daha iyi olur düşüncesindeyiz.

 

9 1.701 görüntüleme

İlk Pilates Dersi ve Sonrası yazımda pilatese başladığımı sizlere bahsetmiştim. Aynı zamanda Tip-1 Diyabetli Dr Bernstein’in, Tip-1 Diyabetli Bireylerin Hayatını Değiştirmesi yazımda da az karbonhidrat alımı yapmaya başladığımı da anlatmıştım.

Kısacası şunu söylemem lazım; spor, ki mümkünse pilates ya da yoga, biz tip-1 diyabetlileri beden ve kafa olarak da rahatlatıyor. Ortalama iki haftadır kendimi daha bir rahat hissediyorum. Pilatesi aletli pilates olarak yapıyorum. Genelde iki günde bir kez ve hafta içi 18:00 ya da 19:00 gibi başlıyor ve bir saat sürüyor. Pilatese gitmeden iki saat önce protein ve iki ince galeta ile kendimi hazırlıyorum. Bir saatlik pilatesten sonra da ortalama yarım saat yüzmeye özen gösteriyorum. Eve doğru yola çıktığımda ise Malatya Pazarı’nın 40 gramlık kuruyemiş ve kuru meyve paketinin ortalama yarısını yiyiyorum. Spor sonrası kan şekerim bir kez 77 mg/dL oldu. Ama yanımdaki vişne suyu ile anında müdahale ettim. Sorun da yaşamıyorum.

Ortalama beş gündür de tip-1 diyabetli Dr Bernstein’ın önerilerini dikkate alarak daha az karbonhidrat ile hayatıma devam ediyorum. Sabah işe geldiğimde ya bir dilim ekmek ya da 2-3 adet kepekli galeta ile birlikte iki adet salatalık, 4-5 adet cherry domates ve 2 kibrit kutusu kadar peynir yiyiyorum. Öğle yemeğinde ise direkt karbonhidrat yok. Salatalık, domates, kuru et ve beyaz peynir. Akşam üstünde ise yine bol lif alıyorum. Eve geldiğimde ise az yağla yapılmış salata ve protein. Proteini ister balıktan ister kırmızı etten alıyorum. Bu öğünde ekmek grubu yok.  Ama akşam yemeğinde mutlaka ayran içiyorum. Bu bir alışkanlık benim için. Özel bir sebebi yok.

Bazı aralarda ise bir porsiyon meyve yerine çeyrek porsiyon meyve alıyorum. Meyveyi seven biri olarak Dr Bernstein önermese bile yiyiyorum 🙂

Kan şekeri gidişatımda ise hipoglisemi ve hiperglisemi hiç yaşamadım. Kan şekerim max 170 mg/dL’ye kadar çıktı. Düşüklük ise olmadı. Sadece hafta sonu hipoglisemi riski olmasına karşılık bazal ayarlarımı düşürdüm.

Bu tarz bir beslenme ve reformer pilates ile de fazla olduğunu düşündüğüm kilolarım da gitmeye başladı 🙂

Normal beslenme düzeninden Dr Bernstein’ın beslenme önerilerine geçmek biraz zor oluyor. Çok keskin bir geçişle geçmeden aşama aşama geçildiği sürece bu yöntemin benimsenmesini kolaylaştırıyor. Ki ben de bu şekilde beslenmede herhangi bir problem yaşamıyorum.

Esma’dan Dr Bernstein’ın Diabetes Solutions kitabını daha alamadım. Aldığında bu yöntemi mantalite olarak da daha da iyi içselleştireceğime eminim 🙂

Zaman geçtikçe de sizlerle tecrübemi paylaşmaya devam edeceğim.

4 2.735 görüntüleme

Kan Şekerini Doğru Ölçmeyen Glükometreler başlıklı yazımızda FOX TV’nin röportaj talebini dile getirmiştik.

Diyabetle Yaşam Derneği’ne giden FOX TV aynı anda farklı glükometrelerle ölçüm yaptırarak glükometreler arasındaki dramatik farkı kayıt altına almış.

Bu akşam da bu konu Fatih Portakal ile FOX TV Ana Haber’de 19:0’da yayında olacak. Haber süresince kaçıncı haber olarak yayınlanır bilemem ama bu vesile tüm haber programını kaçırmamanızı öneririm.

İzleyemeyenler olursa kaydı mutlaka diyabetimben.com üzerinden paylaşırız.