Anasayfa Arşivler 2015 Ağustos

Aylık ArşivAğustos 2015

5 3.170 görüntüleme

Tip-1 Diyabette Balayı Dönemi

Hepimizin bildiği gibi tip-1 diyabet; pankreasımızın insülin üreten hücreleri olan beta hücrelerine bağışıklık sistemimizin saldırması ile başlıyor ve zamana bu hücreler yok oluyor. Ortalama % 70 oranunda beta hücresi yok olduğunda ise kan şekerimizin hızlıca yükselmeye başlıyor.

Sonrasında tip-1 diyabetin belirtileri ile teşhis dönemi başlıyor. Bu süreçte de geri kalan beta hücreleri baygınlık dönemine giriyor. Teşhis konulup insülin alımına başlandığında ise bayılan beta hücreleri kendilerine gelir ve bir miktar insülin üretimi başlar. Ancak bağışıklı sistemi bu sürede beta hücrelerine saldırıya devam eder. İşte bu döneme ‘balayı dönemi’ denir.

Balayı döneminde tip-1 diyabetli bireylerin insülin ihtiyacı azalmaktadır. Bu dönemde doktorlar ya sadece bazal insülin ile insülin uygulamasına devam ederken, bazı doktorlar da hem bazal hem de düşük dozda kısa etkili insülin ile devam edebilir. Balayı döneminin uzunluğu ise bağışıklık sisteminin saldırı hızına göre değişkendir. Benim ortalama 3 hafta kadar sürmüştü. Bugüne kadar duyduğum en uzun balayı dönemi ise 1 yıl.

Ancak şunu unutmamak lazım; balayı döneminde dikkat ederek tip-1 diyabeti geri döndürmek imkansız gibi bir durum. Maalesef aileler ya da tip-1 diyabetli bireyler tip-1 diyabetten dönebileceklerini düşünmekteler. Ve umutlanmaktalar. Balayı dönemini uzatma yönünde araştırma çalışmaları devam etmekte. Ancak tip-1 diyabeti geri çevirme ihtimalinin olmadığını ve mutlaka insülin hormonunu dışarıdan alacağımızı vurgulamamızda fayda var.

 

1 1.193 görüntüleme

Orta bir porsiyon humus  yaklaşık 40 gram karbonhidrat içerir. Ya da gramaj olarak vermek gerekirse 100 gramı 18 gram karbonhidrat içerir.

Üzerindeki yağı da düşündüğümüzde yine insülin pompası kullanıcıları yayma yaparlarsa iyi olur.

Kalem insülinde doz ikiye bölünerek 1,5 saat arayla yapılabilir.

13 5.007 görüntüleme

İnsülin Pompası Yatay Set Hakkında

Bildiğiniz üzere 2013 yılında bir ara yatay seti denedim. Özellikle tatile çıkmadan 1 gün önce Mine Hanım ile takmıştık. Tatil süresince de normalde 3 günde 1 kez değiştirilmesi gereken yatay seti yine sırf deneme maksatlı 4 günde 1 değiştirdim. Ve kan şekerinde herhangi bir sıkıntı olmadı. Ve yine tatil sürecinde acaba setin ucu ne durumda diye de hiç düşünmedim 🙂

Yatay setin ekstra maliyeti ve detayları konusunda bilgi edindim. Bu bilgi benim de işime yarayacak.

Öncelikli konu insülin pompası raporu. Eğer insülin pompası kullanan arkadaşlarımızın raporlarında benimkinde olduğu gibi dikey setin kodu yazıyorsa, yatay set almak için insülin pompası raporlarını değiştirmeleri gerekiyor. Eğer yazmıyor ve sadece ‘insülin pompası seti’ gibi bir şey yazıyorsa da sıkıntı yok. Bu raporla rahatlıkla yatay sete geçiş yapabiliyorsunuz. Dediğim gibi benim raporumu değiştirmem lazım.

0 1.823 görüntüleme

Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, diyabet hastalığının sinsi bir hastalık olduğunu söyledi.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, diyabet hakkında bilgi verdi. Diyabetin, pankreasın salgıladığı insülin hormonunun eksik veya işlevsiz olması nedeniyle kanda şeker yükselmesine neden olan bir hastalık olduğunu belirten Arslanoğlu, ”Diyabet, insan sağlığını ve vücudun tüm dokularını derinden etkileyen, tedavi edilmezse zamanla bütün organlara zarar verebilen ağır fakat sinsi bir hastalıktır. Ömür boyu sürer, yani kroniktir, tümüyle ortadan kaldırılamaz, ancak kontrol edilebilir” dedi.

Diyabetin çocuklarda sıkça karşılaşılan belirtilerine değinen Arslanoğlu, aşırı derecede su içme, idrara çıkma, zayıflama, halsizlik, karın ağrısı, kusma, sık sık nefes alma ve bilinç kaybının yaşandığını vurguladı. Ayrıca yaraların geç iyileşmesi, yüksek tansiyon, idrar yolu enfeksiyonu veya genital bölgede kaşıntı gibi daha sinsi belirtilerin görülebildiğini ifade eden Arslanoğlu, aniden başlayan yatağı ıslatma sorununun da gözden kaçırılmaması gereken bir ayrıntı olduğunun altını çizdi.

Diyabeti bulunan çocukların ev, okul hayatı ve arkadaş çevrelerinde dikkat etmeleri gereken noktalar arasında eğitimin önemini vurgulayan Prof. Dr. Arslanoğlu, “Diyabeti başa gelen bir felaket değil, kontrol edilmesi kendi ellerinde olan, çözülebilir bir durum olarak ailelerin algılaması gerekir. Ailenin çocuktan beslenme performansı beklemek yerine yaptığı alışverişten pişirdiği yemeğe ve sofradaki davranışına kadar kendisi doğruları uygulayarak çocuğa model oluşturması gerekir. Çocuğun ve ailenin tüm sosyal ortamlarda rutin uygulamaları sürdürecek bilinç ve beceriyi sürdürecek şekilde eğitilmeleri gerekir” diye konuştu.

Diyabetin çocuklarda davranış ve kişilik üzerine etkilerinden bahseden Arslanoğlu, “Sorumluluk sahibi olma, erken olgunlaşma, vücudun biyolojisi hakkında fikir sahibi olma, çözüm üretebilme yeteneği en belirgin özellikler arasında sayılabilir” şeklinde konuştu.

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yönelik tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Proteinlerde bulunan aminoasitler, yağlarda bulunan değerli yağ asitleri, özellikle omega 3, C vitamini, B vitamini, çinko gibi mineraller, probiyotikler, güneş ve besinlerde bulunan D vitamini, renkli meyve ve sebzelerde bulunan antioksidanların bağışıklığı güçlendirici etkisi vardır. Ayrıca soğan, sarımsak, zerdeçal, zencefil, çörek otu, tarçın, polen ve arı sütü gibi önerilen pek çok şifalı besinin değişik mekanizmalarda gerçekten olumlu etkileri vardır.”

Besinlerin taze bir şekilde fazla işlenmemiş ve fazla pişmemiş, kimyasal katkıdan uzak olması gerektiğinin önemine dikkat çeken İlknur Arslanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Kahvaltıda 2-3 yumurta, tereyağı, peynir-lor çeşitleri, zeytin ve zeytinyağı, taze salata çeşitleri, istenirse ceviz, fındık gibi kuruyemişler, kuru meyveler ve az miktarda bal, pekmez, ev reçeli, bir dilim ekmek veya küçük bir porsiyon nişastalı besin tüketilebilir. Gün içinde gereksinime göre ara veya ana öğün olarak, bir veya iki kez meyve, yoğurt, kefir, kuruyemiş, kahvaltıdakinin benzeri veya akşam yemeğindekinin benzeri öğün yer alabilir. Akşam erken saatte kırmızı veya beyaz et türleri, sebze yemekleri, haftada 1-2 gün kuru baklagiller ve tahıllı besinler, taze salata ve yoğurt sağlıklı bir şekilde çeşitlilik sağlayacaktır. Çeşitlerin her gün benzer öğünler yerine haftalık ritim izlemesi daha sağlıklı olacaktır”

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/diyabet-felaket-degildir-duzce-yerelhaber-938947/

0 1.154 görüntüleme
Herkese Merhaba,

Aşağıda sizlerle paylaşacağım linklerden konu hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

2 Eylül 2015 Çarşamba günü Saat 10:20’de Kartal Anadolu Adliyesi’nde Türkiye Diyabet Çalışma ve Etkinlikler Cemiyeti Başkanı Sn Metin Davran’a açtığım davaya katılabilirsiniz.

sevgiler,

Esra Avcı

 

Türkiye Diyabet Çalışma ve Etkinlikler Cemiyeti Başkanı Hakkında Dava Süreci

Diyabetiz Biz Metin Davran Hakkında Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı’na Yaptığımız Şikayet Hakkında