Anasayfa Arşivler 2015 Nisan

Aylık ArşivNisan 2015

6 5.621 görüntüleme

Non-İnvaziv İnsülin – Afrezza

Bir sonraki A1C değerlerimi öğrenmek için sabırsızlanıyorum. İki ayı geçkin süredir inhale insülini Afrezza’yı kullanıyorum ve doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar iyi iş çıkarmasını ben de beklemiyordum.

Aslında Afrezza’yı sanki amigosuymuşçasına çıkar çıkmaz denemek konusunda kuşkularım vardı. Çünkü yaşayabileceğim herhangi bir kötü sonuçta, bunun deyim yerindeyse benim eşek şansım olacağını düşünüp, ki zaten oldukça tartışılan bir ilaç, durduk yere ortalığı karıştırmak istemedim.

Ama Naysayers’lardan özür dilerim, Afrezza tam bir bomba! En azından benim için.

Daha önce de insülin pompası kullanma esnasında oluşacak bolus insülin ihtiyacı için Afrezza kullanmanın avantajlarından bahsetmiştim. Şimdi yine buna devam edeceğim.

AfrezzaRealWorldIconBugün benim başarılı Afrezza’m için size biraz daha fazla detaylı bilgi vermekle beraber “Afrezza in the Real World” platformunda olduğu gibi, bu ürünü kullanan diğer diyabetlilerin de tecrübelerini paylaşmayı umuyorum.

Hayır, Mannkind ya da Sanofi firmalarının reklamını yapmıyorum. Afrezza’yı kullanmak tamamen benim ve doktorumun tercihiydi ve bu ilaç üreticileriyle, yaptığımız röportajlar ve yeni çıkan ürünler hakkında edindiğimiz bilgiler dışında hiçbir anlaşmamız yok.

Ben sadece bu insülinin diyabetli herkese yardım edebilecek bir potansiyele sahip olduğuna ikna oldum.

Hızın Mutluluğu

Daha önce de belirttiğim gibi, insülinde yer alan rapid-on/ rapid-off (hız açık/ hız kapalı) fonksiyonu bana göre tamamen ezber bozan nitelikte. Yıllardır hızlı-etkili diye tanımladığımız insülinlerin aslında ne kadar yavaş olduğunu insanlardan duyardım; ancak şimdiye kadar bu yavaş etkinin kan şekerimizdeki iniş-çıkışlara ne denli olumsuz etkilediğini idrak edememiştim.

Vücudunuzda sistem dışı bir şekilde aniden bir saat içinde zirveye çıkan bir şey olduğunda akabinde, insülini enjekte ettikten sonra geçen duraksama süresi ve ihtiyacınız olan süreden daha geç bir zamanda kan dolaşımına etkisinden dolayı, vücudunuzdaki şeker emilimi ile aldığınız insülinin doruk nokta etkisinin eşzamanlı olmadığının farkına varıyorsunuz.

2009 yılında Al Mann ile yaptığım röportajımda, Afrezza’yı temelde “glikojen oluşumu ve depolanmasına son verilmesi” olarak tanımlamıştı. Yani besindeki hiçbir glikoz karaciğerden saklanamayacaktı. Bu sebepten dolayı, tip 2 diyabetliler yemek porsiyonları ne kadar büyük olursa olsun bir dizi doz Afrezza kullanmaları yeterli olacak. Bununla birlikte tip 1 diyabetliler için durum biraz daha farklı. Tip 1 diyabetliler normal kullandıkları insüline ve porsiyon miktarına denk düşecek şekile dozlarını ayarlamalı ve gerektiğinde dozu artırmalıdırlar.

Buna ek olarak Al Mann, Afrezza’nın tüm hastalar üzerindeki faydasının, hastaların artık karbonhidrat sayımı yapmalarının gerekli olmadığını, çünkü Afrezza’nın kesin olarak alınan besinleri karşılama gibi bir zorunluluğunun olmadığını ekledi.

Arkadaşlar, tüm bunlar %100 doğru olarak tarafımdan kanıtlandı ve tüm bu matematik hesaplamalarının ardından hayatımda büyük bir rahatlama hissettim.

Orta Seviyelerde Daha çok Zaman

Basitçe söylemek gerekirse; Afrezza’yı kullandığımdan beri kan değerlerim eskisine nazaran daha çok normal değer aralığında çıkıyor. CGM ekranım kan şekeri değerlerimi çok nadiren gereğinden fazla ya da gereğinden düşük olarak gösteriyor. Günlerce normal sınırın dışına çıkmadığım günler yaşadım. Bisiklet egzersizlerimi ve aerobik egzersizlerimi normal kan şekeri değerlerinde (100 lerde) başlayıp sonlandırmayı becerebildim.

Sabah egzersizleri için öğrendiğim şey ise, Afrezza’yı kahvaltı dozunda aldıktan hemen sonra egzersiz müddetince pompamı kapatmak (bazal insülin kısmını) ya da son derece kısıtlı bir ölçüde kullanmak oldu.

Şimdilerde bu taktiği kan şekerim için çok küçük düzenlemeler gerektiğinde (150-160 mg/dl gibi) hipoglisemiden kaçınmak için de uyguluyorum ama bu sefer de 4 ünite Afrezza kullanmaktan başka seçeneğim kalmıyor.

En büyük dileğim ise Afrezza’nın 2 ünitelik seçeneğinin üretilmesi. Çünkü bu benim gibi tip 1 diyabetlilerin kan şekeri düzenlemesinde mükemmel bir imkan teşkil edecek.

Öte yandan değinmem gereken bir diğer konu ise, yemek sonrası ya da egzersiz öncesi kan şekeriniz düşük olduğunda, normalde kullandığınız deri altı enjeksiyon insülinlerinde olduğu kadar sanki bir kazaya sürükleniyormuşsunuz gibi panik olmamanız gerektiği. Bilakis, şeker dengenizi düzeltmek için oldukça hafif (küçük bir parça şeker almak) ve kısa (yarım saatliğine pompanızın bazal insülim kısmını kapatmak) bir yol var. Çünkü Afrezza sistemimizden hiçbir zaman çıkmayacak ve kan şekerimizin düzenlenmesinde etkin rol oynayacak.

Nisan’ın ilk iki haftasında, kan şekerimin %73’ünün 70-160 değerleri arasında olduğunu göreceksiniz ve bu benim için gerçekten büyük başarı.

Amy BG Trends April 2015

İkilemin Arka Yüzü

Diğer kullanıcılardan birinin bana sorduğu ve kendi kendime çözüm üretmeye çalıştığım bir soru: Yemek öncesi Afrezza kullanıyorum ve yemek sonraki başlarda şeker değerlerim normal sınırlarda hatta normalde sınırın biraz altında çıksa dahi aradan zaman geçtikçe şekerim yükseliyor. Her ne kadar 200’ün üstüne çıkmasa 185 dolaylarında olsa da bunu defalarca yaşadım. Bu konuda ne yapmamı önerirsiniz? Bu durumda 4 ünitelik bir diğer Afrezza kullanmam şekerimi gereğinden fazla düşürmez mi?

Yukarıda bahsettiğine göre çıkarabileceğim tek bir sonuç var. Devam et ve şekerimi 4 ünitelik Afrezza ile düşür. Bununla birlikte şekerin gereğinden fazla düşmesini engellemek için pompanda ‘geçici bazal’ ayarını (temp bazal ayarını) kullan.

Ama pompa kullanmıyor musun? O halde ne yapman konusunda verebileceğim bir tavsiye yok.

Bazı insanlar, kendi doktorum de dahil olmak üzere, Afrezza’nın çok iyi sonuçlar vermesi durumunda insülin kullanımının sona erip ermeyeceğini merak ediyorlar. Yukarıda yaptığım açıklamalara dayanarak ‘Hayır’ yanıtını veriyorum. Örneğin benim hala egzersiz sırasında ya da PMS dönemi gibi yüksek insülin direnci zamanlarında aşırı şeker düşmesinin önüne geçmek için Afrezza haricinde insülin kullanarak bazal dozu ayarlamam  gerekiyor.

Boğazımdaki Gıcıklık

Tanıdığım bir endokrinolog, ona Afrezza’yı ne kadar sevdiğimi anlattığımdan beri beni şüpheyle izliyor ve hala Afrezza’nın akciğerler üzerinde uzun vadede oluşabilecek etkilerinden dolayı kaygı duyuyor. Ama tabiki bunun ne kadar büyük bir mesele olup olmadığını bize zaman gösterecek.

2009 yılında Al Mann bize bir kaç hasta üzerinde Afrezza’yı denediklerini ve bu hastaları 5 yıl müdddetince gözlemleyeceklerini söylemişti. 5 yıl doldu ve hiçbirinin akciğerinde bir değişme görülmedi (600 hasta üzerinde yüksek tanımlamalı  CT taraması yaptılar). Bu sonuç oldukça cesaretlendirici görünüyor.

Fakat arkadaşıma boğazımda bir süredir süregelen gıcıktan ve hafif öksürüklerden söz etmedim. Son zamanlarda yaşadığım burun akıntısından beri, dürüst olmak gerekirse bunun Afrezza ile ilgisi olduğunu söyleyemem ve umarım gerçekten Afrezza ile bir ilgisi yoktur.

Bu ilacı kullanmamı durduracak başka bir sebep varsa, o da bu ilacın doktorlar arasında alımının yaygın olmamasının yarattığı kaygıdır. Doktorlar bu ilacı hastalarına tavsiye etme konusunda ilgisizler. Bunu gerçekten anlamıyorum.

İşte kullanılması ya da öğretilmesi kolay olmayan, şimdiye kadarki deri altına enjekte etmeden kullanabildiğimiz ilk insülinimiz. İlk kullanıcılarına bakılırsa harika sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Biliyorum geçmişte kullandığımız Exubera’da yaşanan bazı aksaklıklar bizi tedirgin etmekte; ama Afrezza gerçekten işe yarar nitelikte. (Çeviri: Fatih Kalkan, Kaynak: http://www.healthline.com/diabetesmine/amazing-afrezza-non-invasive-insulin-works#3)

Esra’nın Notu

imageAfrezza tecrübesini paylaşan kişi her ne kadar güzel bilgiler verse de yandaki görselde yazanları da dikkate almakta fayda var.

Özellikle akciğer kanseri riski gözden kaçmamalı.

 

0 3.647 görüntüleme

Bu aralar yine sıkça Combo glükometre (kansız ölçüm yapan glükometre)  ve Hypoband (hipoglisemi saati) hakkında sorular almaktayım.

İkisinde de kısaca bahsetmeye çalışacağım ama yazının başında özellikle belirtmem gerekir ki bunlar benim kendi tecrübelerim.

hypobandHypoband (Hipoglisemi Saati)

Türkiye’ye gelir gelmez ilk ben kullanmıştım.

Bu saat altındaki sensörler sayesinde bileğe takıldığında ve hipoglisemi belirtilerini gösterdiğinizde işe yarayabilecek bir ürün.

Bildiğiniz üzere hipoglisemi anlarında soğuk terleme ve vücut sıcaklığının düşmesiyle karşılaşıyoruz. Saat bu belirtileri gösteren bireylerde işe yarıyor. Saat, bluetooth ile Samsung telefona bağlanıyor. Ve Samsung telefondaki uygulama ile hem vücut sıcaklığınızı hem de vücudun nem oranını kontrol edebiliyorsunuz. Hipoglisemi belirtilerini gösteren bireylerde bu oranlar değişiklik gösterince telefon aracılığıyla uyarı alınıyor. Ya da telefondaki uygulamaya eklenen telefon numaraları aranmaya başlanıyor. Örneğin ben dışarıdayım ve hipoglisemi atağı geçiriyorum o zaman telefondaki uygulamaya kayıt ettiğim numaralar teker teker aranıyor.

Denediğim dönemde ürünün geliştirilmesi gereken birçok yönü vardı. Hipoglisemi atağı geçse bile alarma çalmaya ya da kayıtlı numaralar aranmaya devam ediyordu. Ya da hipoglisemi yaşamıyorsunuz ama terleyen biriyseniz alarm çalabiliyordu.

Firma yetkilileri kullanıcılardan aldıkları geri bildirimler ile ürünün geliştirilmesi için ana firmayı çalıştırdılar. Ve bildiğim kadarıyla ürün biraz daha geliştirilmiş. Ama ne kadar başarılı olduğu konusunda son halini denemeden bir şey söylemem doğru olmayacak.

comboCombo Glükometre (Kansız Şeker Ölçüm Cihazı)

Yabancı kaynakları okuduğumda hep merakla takip ettiğim sistemdir. Kansız şeker ölçümü hepimizin de hayalinde olan bir sistem.

Bu ürünle ilk tanıştığımda yani denemeye başladığımda çok heyecanlıydım. Combo glükometre renk skalasına göre işlem yapıyor. Örneğin kan şekerini 100 olduğunda oluşan renk mavinin bir tonu olarak sistemden seçiliyor. Ya da 400 olduğunda kırmızının bir tonu olarak seçiliyor.

Combo glükometreyi kansız olarak kullanabilmek için öncelikle kalibrasyon sürecini tamamlamanız gerekiyor. Bu kalibrasyon için parmaktan her kan şekeri ölçümü yaptığınızda iki kez parmaklarınızı deliyorsunuz. Her iki değeri de sistem hafızasına kayıt ediyor. İki ölçümden sonra cihazın haznesine parmağınızı yerleştirip kansız ölçüm yapıyorsunuz. Bunun sonucunu da sistem hafızasına kayıt ediyor. Günde 10 kez kan şekeri ölçümü yapan biriyseniz parmaklarınızı 20 kez delmek durumunda, 10 kez de kansız ölçüm için cihazın haznesine parmağınızı yerleştirmek durumunda kalacaksınız.

Bu kalibrasyon süresince oldukça dikkatli olmanız gerekiyor. Elleriniz her ölçümden önce temiz, kan almak için deldiğiniz parmakları sürekli değiştirmek ve sadece sol elinizin parmaklarınızı delmek gibi bazı dikkat edilmesi gereken noktalar oluyor. Eğer bu gibi önemli detaylara dikkat edilmezse kalibrasyon bittikten sonra kansız ölçüme geçildiğinde değerler doğru çıkmayabiliyor. Ya da sistem kalibrasyonu tamamlamıyor.

Ben 3 kez kalibrasyona başladım. İlkinde ortalama 2 ay kadar sürdü. Kansız ölçüm sonuçları doğru çıkmadı. Arka planda cihaz incelendiğinde ölçüm sonuçları dışında değerleri sistem hafızasına kayıt ettiği ortaya çıktı. Tekrar kalibrasyona başladım. Kalibrasyon % 100 olmasına rağmen bir türlü kansız ölçüme geçmedi. Ya da üçüncü denememde her bir kalibrasyon işlemi cihazın hafızasına kayıt edilmeye çalışılırken geçen süre oldukça uzun olmaya ve hatta kalibrasyon işleminden çıkmamaya başladı. Durum böyle olunca sıkıldım ve cihazı Öyküm Solak’a gönderdim. O da denedi. İlk başlarda güzel gitti ama sonrasında sonuçlar güvenilir çıkmamaya başladı.

Ancak ürünü satan firma yetkilileri oldukça ilgili ve ürünün geliştirilmesi için ellerinden gelen çabayı sarfediyorlar. Pozitif ve araştırmacı yaklaşımlarından dolayı ürünün daha iyi olması için İsrail’deki asıl firmayı  çalıştıracaklarına inancım sonsuz.

Benim dışımda bu ürünleri kullanan arkadaşlarımız objektif değerlendirmelerini yorum olarak yazabilirler. Umarım bu ürünleri takip eden takipçilerimiz için açıklayıcı bir yazı olmuştur.

4 3.002 görüntüleme

Hayat Çok Değerli Kulübü’nün Facebook sayfasında denk geldikçe sizlerle bazı önemli ve hatırlamamız gereken detayları paylaşma gereği hissediyorum.

Bunlardan biri de ‘doğru kan şekeri ölçümü’.

Özellikle tekrar hatırlatmakta da fayda görüyorum; kan şekeri ölçüm cihazı tercih ederken bilinen ve marka değeri olan firmaların cihazlarını tercih etmenizi öneririm. Zira kan şekeri ölçüm sonuçlarındaki güvenilirlik bizler için oldukça önemli.

Ölçüm Sisteminde Kullanılan Enzim

Kan şekeri ölçüm cihazları, kandaki glukoz miktarını bir enzim vasıtasıyla ölçer. Cihazlarda kullanılan farklı enzimler mevcuttur, fakat bu enzimlerin özellikleri herkes tarafından bilinmeyebilir.

GDH-PQQ enzimiyle çalışan kan şekeri ölçüm cihazları glukozu diğer şekerlerden ayırt edemez. Maltoz veya galaktoz gibi vücutta bulunabilecek alternatif şekerlerin varlığından etkilenerek kan şekerini olduğundan yüksek ölçebilir. Bu da insülin dozunun yanlış uygulanmasına ve hipoglisemi durumlarının farkedilememesine yol açabilir. GDH-NAD ve GDH-FAD gibi bazı enzimleri kullanan kan şekeri ölçüm cihazları bu alternatif şekerlerin varlığından etkilenmeden ölçüm yapmaktadır.1

Buna ek olarak; glukoz oksidaz (GOD) enzimiyle çalışan test stripleri; oksijen gibi vücutta kendiliğinden bulunabilen maddeler ile etkileşime girerek hatalı ölçüm sonuçlarına sebep olabilmektedir.2 Vücutta düşük oksijen seviyesi olması durumunda strip hatalı yüksek sonuçlar verebilmekte, oksijen seviyesinin yüksek olması durumunda ise hatalı düşük sonuçlar verebilmektedir.2 Siz de kullandığınız kan şekeri test çubuklarının prospektüsünden bu bilgiye ulaşabilir, kullandığınız test çubuğunun hangi enzim ile çalıştığını öğrenerek etkileşim riskini değerlendirebilirsiniz.

Kodlama Gereksinimi

Piyasada hem kodlama gerektiren, hem de kodlama gerektirmeyen kan şekeri ölçüm cihazları bulunabilmektedir. Kodlama gerektiren cihazların düzgün şekilde ölçüm yapabilmesi için her yeni strip kutusu açıldığında, kutu içerisinden çıkan bir kodlama çubuğu ile kodlanması gerekmektedir.

Bazı çalışmalar göstermiştir ki, kan şekeri ölçüm cihazlarının kodlamasında hatalar yapılabilmektedir 3. Doğru şekilde kodlanmamış kan şekeri ölçüm cihazları hatalı ölçüm sonuçlarına yol açabilir. Bu sebeple kodlama gerektirmeyen bir kan şekeri ölüm cihazı kullanmak daha doğru ölçüm sonuçları alabilmek için iyi bir tercih olacaktır.2

Test Striplerinin Vücutta Bulunan Maddelerle Etkileşime Girmesi

Kullanılan enzimin de etkisiyle, kan şekeri ölçüm stripleri vücutta bulunan bazı maddelerle etkileşime girerek hatalı sonuçlar verebilmektedir.

Bu maddelere örnek olarak trigliseritler2, parasetamol4 ve ürik asit2,4 gösterilebilir. Kan şekeri ölçüm stripleri bu maddelerin varlığında hatalı düşük veya yüksek sonuçlar verebilmektedir.2,4 Bu sebeple diyabet hastalarının kan şekeri ölçüm sistemlerini seçerken dikkatli olmaları önerilmektedir.4 Bu bilgilere, kullandığınız kan şekeri test çubuklarının prospektüsünden ulaşabilir, etkileşim riskini değerlendirebilirsiniz.

Dış Faktörlerden Etkilenmemesi

Temel olarak, kan şekeri ölçümü için kullanılabilecek iki çeşit test çubuğu mevcuttur: Flakon formundaki kan şekeri test çubukları ve tek tek paketlenmiş test çubukları.

Flakon formundaki kan şekeri test çubukları, pek çok diyabetli tarafından kullanılmakta olup, doğru ölçüm anlamında tek tek paketli test çubuklarına göre bir risk teşkil etmektedir. Yapılan bir çalışmaya göre, flakonlardaki test çubuklarının, kutu kapağı açık unutulduğunda sadece 2 saat süreyle bile hava ile temas etmesi, ölçüm sonuçlarında %26 hatalı düşük sonuca neden olmuştur5. Bu da göstermektedir ki, doğru ölçüm sonuçlarını garantileyebilmek için flakon formundaki striplerin kutu kapağının açık bırakılmamasına dikkat edilecek şekilde kullanılması çok önemlidir. Tek tek paketli test çubukları havayla teması engelleyerek hatalı sonuç riskini önlemekle birlikte, rahat taşınabilmesi sebebiyle pratik de bir kullanım sunmaktadır.

Tüm bu özelliklerin ışığında, kan şekeri ölçüm cihazınızın doğruluğundan emin olmak isteyebilirsiniz. Bu konuda son bir hatırlatma yapalım

İki farklı cihazın sonuçlarını doğruluk bakımından birbiriyle karşılaştırmak hatalı bir yaklaşımdır!2 Cihazlardan birinin hatalı düşük ölçüm yaptığını varsayalım, diğer cihazın doğru mu yoksa hatalı yüksek mi ölçüm yaptığını herhangi bir şekilde anlayamazsınız.2 Bu sebeple kan şekeri ölçüm cihazınızın doğruluğundan emin olmak için farklı cihazlarla karşılaştırmanız sizi yanıltacaktır.

Kaynaklar

1. www.fda.gov FDA Public Health Notification: Potentially Fatal Errors With GDH-PQQ* Glucose Monitoring Technology. August 2009.
2. Ginsberg, B.H. “Factors affecting blood glucose monitoring: Sources of errors in measurement”. J Diabetes Sci Technol 2009 ; 3(4) : 903-913
3. Raine, C.H. “Self-monitored blood glucose: a common pitfall”. Endocr Pract. 2003 Mar-Apr;9(2):137-9.
4. Fox, A., Padilla, V. and Naraine, K. “Are the low-cost, blood-glucose monitoring systems reliable?”. 40th Annual Meeting of the European Association for the Study of Diabetes (EASD), 5-9 September 2004, Munich, Germany
5. Keffer, P, Kampa I. “Instability of blood glucose test strips in uncapped vials”, Diabetes, 1998, Vol 47. (Supp 1)

Görsel kaynak: hormone.org

Hayat Çok Değerli Kulübü Facebook Sayfası’nı Takip Etmek İçin

1 2.062 görüntüleme

Bugün 51. yaşında olan Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Yarışı Alanya’da başladı. 26 Nisan – 3 Mayıs 2015 tarihleri arasında 8 etapta düzenlenecek olan bu yarış; Akdeniz ve Ege sahilleri boyunca ilerleyerek ve İstanbul’da sona erecektir.

team novo nordiskTamamı tip-1 diyabetli sporculardan oluşan Team Novo Nordisk Profesyonel Bisiklet Takımı da bu yarışta bulunuyor.

Team Novo Nordisk bugün Alanya-Alanya 140 km’lik ilk etapta takım kategorisinde 21 takım arasında 3. olarak bitirmeyi başardı.

Alanya-Antalya etabı ile yarış yarın da devam edecek.

 

 

etaplar

Yarış hakkında ayrıntılı bilgilere https://www.tourofturkey.org/2015/TR/ linkinden ulaşabilirsiniz. Özellikle 3 Mayıs Pazar günü İstanbul’da sonlanacak bu yarışta orada olmak isteyebilirsiniz 🙂 Ya da Akdeniz-Ege hattı boyunca yarışmayı izleyebilirsiniz.

Hangi etapların olacağına da yukarıdaki görselden ulaşabilirsiniz. Her bir etabın üzerine tıkladığınızda etapla ilgili detaylara ulaşabileceğinizi de ayrıca belirtmek isterim.

Unutmayın; Tip-1 Diyabet Sadece Bir Hormon Eksikliğidir. Bu Durum Hayatın Her Alanında Başarılı Olmaya Engel Değildir.

 

17 38.877 görüntüleme

Bu aralar diyabet (şeker hastalığı) tedavisinde kullanılan insülin pompaları ve SGK ödeme süreciyle ilgili çok fazla mail geldiği için sizlerle detaylı bir yazı paylaşmak istedik.

Türkiye’de şu an üç farklı insülin pompası markası bulunmakta. Harf sırasına göre; Dana, Medsalus ve Medtronic.

Sensörlü insülin pompası olarak tek marka ise Medtronic.

Her bir marka insülin pompasının fiyatı elbette farklı. Bu sebeple sizlere fiyat ve SGK geri ödemesi hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Medtronic ve Dana marka insülin pompalarının kullanım farklarını ise İnsülin Pompası Kıyaslaması yazımızda bulabilirsiniz.

Markası ne olursa olsun her insülin pompasının geri ödemesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir husus bulunmakta. Eğer insülin pompası raporunda ‘hayati öneme haizdir’ yazarsa SGK tarafında 3,560 TL ödeme yapılmakta. Yazmazsa 2,890 TL geri ödeme olmakta. Bu bilgiyi unutmayın.

danaDana

Türkiye’de iki farklı distribütörü bulunmakta. Her iki firmanın fiyat politikası da farklı olabilir. Bu sebeple sizlere maalesef net rakamlar veremeyeceğim. Aşağıda yazan rakamlar ortalama rakamlardır.

Dana-R modelinin fiyatı 5.500 bin TL. Bluetooth özelliği sayesinde fiyata dahil olan kumandası ile kontrol edilebilmekte. Aynı zamanda stripleri ile de kan şekeri ölçümü yapılabilmekte. Striplerinin bir kutusu ise 30 TL.

Bluetooth özelliği olmayan Dana IIS’in fiyatı 4.500 bin TL.

SGK rapora göre 2,890-3.560 TL arasında bir ödeme yapıyor.

Silikon ve metal setleri mevcut.

30’ar adet set ve rezervuarda ise 3 ayda bir kez 200 TL fiyat farkı çıkıyor.

Bir de bu pompanın pili özel bir pil. Duracell, Energizer gibi pillerle çalışmıyor. Bir adet pil yaklaşık 5 dolar. Ve 2 ay gidiyor.

 

medsalusMedsalus

Medsalus firmasının pompasının adı Insumed.

Fiyatı 3560 TL. SGK zaten bu tutarın tamamını karşılıyor.

Şimdilik sadece metal setleri var. Metalden kastım vücudumuza giren iğneli kısım metal. Silikon setleri ise Mart ayı itibarı ile satılabilecekmiş.

Metal set ve rezervuarın 3 aylık toplam maliyeti 450 TL. SGK tarafından 300 TL’si geri ödenirken, 150 TL’si hasta tarafından ödenmekte.

Bir de bu pompanın pili özel bir pil. Duracell, Energizer gibi pillerle çalışmıyor. Pil özel olduğu için bunun satışını da Medsalus’un kendisi yapıyor. Bir adet pil 5 dolar. Ve 2 ay gidiyor.

Yayma ve geçici bazal özelliği olmadığını da ek bir not olarak belirtmek isterim.

 

Medtronic

Yukarıda da belirttiğim gibi sensörlü ve sensörsüz olmak üzere iki farklı modeli bulunmakta.

paradigm_veoSensörlü pompa KDV dahil 7.500 TL. Bir dönem SGK tarafından % 100 ödeme kapsamına alınmış olsa da artık normal pompa gibi geri ödemesi yapılmakta. Aynı zamanda sensörlü pompası olanların set ve rezervuar ödemeleri de yapılmamakta. Sensörlü İnsülin Pompası Ödemesi Hakkında Önemli Duyuru / 30 Ağustos 2014 Resmi Gazete başlıklı yazımızda bundan bahsetmiştik.

Sensörlü pompanın yine rapora göre 2,890-3.560 TL’si SGK tarafından ödenirken kalan kısım olan  4.610-3.940 TL hasta tarafından ödeniyor.

Normalde SGK sensörleri ödemiyor. Her bir sensörün fiyatı ise 90 TL+KDV.

 

type1-diabetic-esra-costSensörsüz insülin pompası ise KDV dahil 5000 TL. Sensörsüz pompanın yine rapora göre 2,890-3.560 TL’si SGK tarafından ödenirken kalan kısım olan 2.110-1.500 TL hasta tarafından ödeniyor.

Silikon ve metal setleri mevcut.

Sensörlü ve sensörsüz insülin pompalarının set ve rezervuarları birbirinin aynısı. 3 aylık maliyeti 450 TL. SGK 300 TL’sini, hasta tarafından da 150 TL’si ödenmekte.

Duracell AAA ve Energizer AAA gibi pillerle çalışmakta.

(Fotoğrafların birkaçı bana ait cihazlara ait olup kendim çektim. Insumed’in ie Facebook sayfasından alınmıştır.)

 

Not: İnsülin pompalarıyla ilgili tüm detaylara ayrıca İnsülin Pompası kategorimizdeki yazı ve videolardan ulaşabilirsiniz. Yazımda bir eksiklik vs olursa yorum yaptığınızda düzeltiriz.