Anasayfa Arşivler 2015 Ocak

Aylık ArşivOcak 2015

4 1.987 görüntüleme

Barış Ekin 5 yaşında. 3 yıldır da tip-1 diyabetli.

Tanıdığım çocuklar arasında en akıllı ve en sosyal çocuklardan. Özgüveni oldukça yüksek.

Babası Barış Bey ya da annesi Seldanur Hanım daha net bir bilgi verir ama kan şekeri ölçümünü artık öğrenmiş bir çocuk var karşımızda. Kan şekeri ölçümü yaprken tüm aşamalar hakkında bilgilendirici bir video olmuş 🙂

2 1.414 görüntüleme

‪#‎parmakdelmedenolcum‬ combo ile 6. Güne girdik . Sık ölçüm yapılan araliklarda çok başarılı sonuçlar gelmeye başladı . % 23 kalibrasyon oranına ulaştım.

Accu check ile karsilastirmalar aralık anlamında çok başarılı ancak parmak ölçümü tahminleri henüz o kadar başarılı gelmiyor . Ancak kalibrasyon ilerledikçe ara kapanıyor . Suna emin oldum , kendini diyabet konusunda disipline edemeyen bir kişinin bu cihazı kalibre etmesi gerçekten zor . Oldukça sabır isteyen bir iş. Umarım bu sabri sonunda cihaz başarılı sonuç verir ve kullanıma geçerim .

Insan her baktığında bitse de parmak delmesem noktasinda hayal kurarken buluyor kendini.

Öyküm Solak

5 2.119 görüntüleme

10420383_10152895931261387_5653756572137348655_nMerak edenler için combo ile geçen 4 günü anlatayım .

4 günde sık ölçüm ile kalibrasyon % 13 seviyesine geldi . Ilk günler parmak olcumunu göstermeyen cihaz, 13 ölçüm sonunda parmak ölçümlerini de göstermeye başladı . Ilk zamanlar gelen arası açık kan şekeri değerleri artık daha net geliyor .

Ölçümler henuz aralıkların çok az dışında olabiliyor ancak zamanla oturacak gibi. Accu check ile karsilastirmalar daha yakın gelmeye başladı . Ancak bu yakınlık sık ölçüm verdiğim aralıklarda böyle.

Daha önceki olcumlerden çok uzak bi ölçüm aldigimda, ki resimde farkedeceksiniz dün sabah bi hı yaşadım , o zaman aralıklar daha açık oluyor . Oraları daha tam yakalayamadi. Henüz işin başında olduğum için bunu normal karşılıyorum. Benimse ilk olcumlerdeki acemiligim kalktı . Daha rahat kullanıyorum şu an.

Ilk gün parmağı koydugumuz yerde bastirilan bi tırnak var , onun parmağı acittiğını düşündüm . Delmiyor ama acıyor demiştim. Meğer ben ilk heyecanla fazla bastiriyomusum. Şu an o acıma yok .

Kullanımının bizim hayatımızı çok kolaylastiracagina inancım arttı gibi.

Umarım devamı da güzel gelir.

Öyküm Solak

7 4.217 görüntüleme

Galiba ortalama 1-1,5 yıldır tanışıyoruz Oğuzhan Bey ile. Tanıştığımız günden bu yana da iletişim halindeyiz. Başından geçenleri birebirde yaptığımız sohbetlerde dinleyen biriyim. Ve Türkiye’de maalesef kronik rahatsızlığı olan biri olarak yaşadığı sıkıntıları görmek çok da hoşuma gitmemişti.

Diyabetimben.com kurulalı 3 yıl bitti. 4. yaşımıza bu Şubat ayında gireceğiz. 13 yıllık tip-1 diyabetli hayatımın her alanını sizlerle paylaşan ve bundan da hiç ama hiç çekinmeyen biriyim. Bu süreçte hayatıma sizlerden çok fazla kişi girdi. İletişimimiz oldukça kuvvetli bir noktaya kadar da geldi. Ve ‘yalnız’ olmadığımızı hep beraber hissettik. Diyabetli olduğumuzu da çekinmeden söyleyebileceğimizi de gördük.

Kurulduğumuz günden bu yana ise tip-1 diyabetli yetişkinlerin, çocukların ya da ailelerin yaşadığı sıkıntılara birebirde eşlik etmiş biriyim. Tip-1 diyabetli erkeklerin askerlikten muafiyet konusundaki insülin kesilme konusu, ehliyet alımında yaşanılan sıkıntılı süreç, tip-1 diyabetli kızların diyabetlerini gizlemeleri (Çünkü evlenirken kızları almazlar.), tip-1 diyabetli çocuğu olan ve çalışan anne ya da babanın mesaiye ya da vardiyaya bırakılmaları ya da işe girerken tip-1 diyabetli olduğunu söyleyememe durumu (Çünkü işe alırken firmalar genel anlamda tip-1 diyabetlilere sıkıntılı bireyler olarak bakmaktalar.). Daha ne anlatabilirim size? Özellikle ülkemizde askerlik erkekliğin kanıtlandığı en önemli nokta haline gelmişken, adından pek hoşlanmasam da ‘çürük’ raporu alan ve askere gidemeyen bir erkek psikolojisi oldukça zor. Ya da evlenemez düşüncesiyle tip-1 diyabetli olduğu deşifre edilmeyen kızlar. Ya da evleneceği erkeğin ya da kızın tip-1 diyabetli öğrenen karşı cinsin ‘şimdi ben ne yapacağım? Ayrılsam mı?’ sorusu. Ya da bir görümcenin ‘kız tip-1 diyabetli ve kabul etmiyoruz. Kardeşimin gözüne perde inmiş.’ cümleleri.

Oğuzhan Bey’in röportajı bence bizleri duvara çarpmış gibi hissettirmeli. Tip-1 diyabeti bilmeyenlere de bu hissi yaşatmalı. Röportaj bugüne kadar okuduğum en etkili ve ses getiren röportaj oldu. Bu sesi duyurduğu ve çaba sarfettiği için kendisine tip-1 diyabetli bir İnsan Kaynakları Müdürü olarak teşekkür ediyorum.

Bu arada dünden bu yana bana da güzel e-mailler geliyor. Üst düzey yönetici olarak görevini yapan birkaç tip-1 diyabetliden de e-mail almak oldukça mutlu etti beni 🙂 Buna vesile olmuş olmak oldukça önemli.

Oğuzhan Bey’in kendi Facebook sayfasından da paylaştığı durum bildirimini de sizlerle aşağıda paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum.

Herkese İyi Haftalar,

Dün Hürriyet Gazetesinde Ayşe Arman’la gerçekleştirdiğimiz röportaj sonrasında gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederim.

Amacım Diyabetin farkındalığını arttırmak, hayatı Diyabetlilere daha kolaylaştırma adına küçücük de olsa bir katkıda bulunmaktı.

Bunun için de yaşadığım “maceralarımı” paylaştım. Gelen binlerce mesaj ve mailden gördüğüm kadarıyla da anılarımın tamamını parça parça yaşamış bir sürü kişi var.

Çok az da olsa; anlattıklarımı abartılı bulanlar ya da doğru bulmayanlar da olmuş, her görüşe saygı duyuyorum onlara da saygılarımı ifade ediyorum ve abartılı buldukları kısımları yaşamadıkları için şanslarından dolayı tebrik de ediyorum.

Birkaç konuda bilgi vermek isterim. Ben koçluk işini, herhangi bir maddiyat beklemeksizin tam tersi kendi kaynaklarımdan harcayarak ve gönüllülük esasında yapıyorum. Maddi ve manevi olarak gücüm elverdiği sürece de devam edeceğim. Ancak talep o kadar çok ki. Biz birbirimizle paylaştıkça çoğalır, aynı dertleri çocuklarımıza yaşatmadan hayatlarını kolaylaştırabiliriz.

Bunun için de siz diyabetli büyüklerden, diyabetli ailelerinden ve bu işi yine herhangi bir maddi kaygı olmaksızın yapan Diyabetim Ben platformundan, takdirle karşıladığım Esra Avcı’dan, beğeniyle takip ettiğim Öyküm Solak hanımefendi den destek almalıyız.

Bluetoothlu ve chipli pompalar/teknolojiler konusuna gelince. Şu an bu ürünlerin ticarileştirilenleri zaten pazarda. Ama özellikle analattığım ise henüz ticarileştirilmedi ve deneme aşamasında. Yine yukarıda bahsettiğim üzere bu ürünleri sosyal platformdaki Tip1 Diyabetli Çocuklar ve Aileleri Grubunda, www.diyabetimben.com sitesinde ve Tip1 Diyabetliler Derneğinde http://www.t1dd.org/ duyuruyor olacağız. Ben pompa kullanmadığım için konuyla ilgili tecrübelerimi maalesef paylaşamıyorum.

Bu röportaj, yapacağımız kampanyaların daha ilk ve kabul etmeliyiz ki en zor ayağıydı. Bundan sonra hep birlikte; çocuklarımıza ve gençlerimize daha konforlu hayat sağlamak için çabalamaya devam edeceğiz.

Ayşe Arman’a da konumuzu bu kadar geniş ve güzel işlediği için ayrıca müteşekkirim.

Güzel mesajlarınız ve dilekleriniz için tekrar teşekkür ederim. Bana ulaşmak isterseniz; oguzhan.sural@gmail.com mail adresinden mail atabilirsiniz.

Sevgilerimle.

Oğuzhan Süral

10918956_843719532317996_356535978395394129_o   10669121_843719535651329_8395797335005314656_o

10 4.358 görüntüleme

Cuma akşamı tip-1 diyabetli hayatımın önemli yol arkadaşları geldi.

Humalog, Lantus, 4 mm iğne ucu ve Glucagen Hypokit.

Uzun yıllardır Humalog kullanan ben o dönemki doktorum tarafından önce Apidra sonra da Novorapid’e geçirilmiştim. Humalog, Apidra ya da Novorapid birbirinin aynıdır. Sadece etken bir madde farklılık gösterir. Yılların Humalog kullanıcısı ben Apidra’ya geçtikten bir süre sonra kaşıntılarla başbaşa kalmıştım. Sizlerle de Kaşıntı başlıklı yazımızda bahsetmiştim. Bu eski yazıyı okuduğumda ve fotoğrafları da gördüğümde ne kadar sıkıntı zamanlar olduğu yine aklıma geldi.

Sonra bir ara düzeldi. Kaşıntılarım İle İlgili Son Durum yazımızda da bu gelişmeden bahsetmiştim ama rahatlık dönemi kısa sürdü. Kaşıntılarım tekrar başladı.

FullSizeRender(3)Perşembe günü Oğuzhan Bey’in yanına gittiğimde bu durumu tekrar konuştuk. Yılların emektarı Humalog’a bir dönüş başladı. Halen kartuşlu insülin kalemleri var galiba. Ama bu yeni gelen insülin kalemleri çok afilli 🙂 Benim halen evde duran Humalog kalemimi görünce aradaki farkı çok net görebildim. Eski kalemler daha sade ve kartuşla çalışırdı. İnsülin dolu kartuş bitince kalemden çıkarılır ve yeni kartuş takılırdı. Şimdiki kalemler hem tek kullanımlık hem de daha bir havalı görünüyor 🙂

Umarım eskiye dönüş yaparak kaşıntılarım son bulur.

Yaklaşık 5 yıldır insülin pompası kullandığımı biliyorsunuz. Biz insülin pompası kullanıcıları sadece kısa etkili insülin kullanıyoruz. Bazal insülin yok hayatımızda.

İnsülin pompasında teknik bir problem çıksa ya da pompasız kalmamızı gerektirecek bir durum olmasında evimizde yedek uzun etkili insülin bulunması önemli. İnsülin pompasına çok mu güveniyorum bilmiyorum ama 5 yıldır her insülin yazdırdığımda Lantus hiç ama hiç aklıma gelmiyor. Oysaki teknik bir problem yaşadığımda evimde Lantus olmaması o gecenin ya da günün berbat geçmesine sebep olacak. Bu sebeple Lantus’u da 1 kutu olarak zor günler için yazdırmak gerekti.

Hipoglisemi anları için ise Glucagen Hypokit. Uzun zamandır bunu da yazdırmıyorumdur. Sanki hiç hipoglisemi yaşamayacakmışım gibi. Nasıl kendime güveniyorsam 🙂

İğne ucu da evimde yerini aldı. İnsülin pompasına kadar hep BD Micro-fine kullandım. Bu hiç değişmedi. İnsülin pompasında oluşabilecek teknik problemlerde ya da set kıvrılmalarında kan şekerimiz yükselmişse öncelikle insülin kaleminden kısa etkili insülin yaparak şekerimizi düşürmeye çalışırız. Enjeksiyon için de iğne ucuna ihtiyaç var 🙂 Bu arada bizim evde halen eski insülin enjektörleri bulunuyor 🙂 Birkaç adet de eski iğne uçları. Çöpçü olduğumu söylemiştim bir ara sizlere.

FullSizeRender(1)Tüm bu malzemeler yine buzdolabının kapak bölümündeki raflarda yerini aldı. Unutmayın; insülinleri dolabın iç raflarına değil kapak bölümündeki raflara koymakta fayda var. Daha sağlam kalırlar orada.

Ortalama 7-8 ay sonra daha bir sorumluluk sahibi olarak tip-1 diyabetime dikkat edeceğim gibi görünüyor. Cuma gününden bu yana yemek düzenim ve kan şekeri ölçümlerim daha iyi gitmekte. Çarşamba gününe kadar ne yiyip ne içtiysem ve kan şekerim kaç çıktıysa not ediyorum. Oğuzhan Bey ve Nesil Hanım’ın uzman dokunuşları için hazırlık yapıyorum 🙂