Anasayfa Arşivler 2014 Eylül

Aylık ArşivEylül 2014

29 18.359 görüntüleme

İnsülin taşıma cüzdanı

Konumuz insülin taşıma cüzdanı… Yaklaşık bir ay kadar önce Türkan Hanım ve Şentürk Bey ile beraber bir toplantıya gidiyorduk. Türkan Hanım, Talha’nın annesi, Şentürk Bey ise Sefer Erdem’in babası. Ve gideceğimiz toplantı sonrası Eşref ile Ankara’ya gideceğiz. İnsülinleri taşıyacağım hiçbir cüzdanım maalesef yok. Elimde bir poşet, içerisinde 2 adet buz kalıbı ve yazın sıcağında çözüm bulmaya çalışıyorum.

Türkan Hanım ile Sirkeci’de bir işhanına girdik. İnsülinleri soğuk tutan cüzdan arıyoruz 🙂 Durum rezalet. Elimdeki tüm cüzdanları gönderen biri olarak cüzdansız kalmak oldukça sinir bozucu ve bir o kadar da komik gelmişti.

İnsülin Taşıma Cüzdanı

İnsülin taşıma cüzdanı

Girdiğimiz bir dükkanda galiba 75 TL dediler cüzdana. Türkan Hanım bu yazıyı okuduğunda bu tarz detayları kendisi daha iyi söyler bize. Pazarlık yapmaya başladık. 45 TL’ye aldık diye hatırlıyorum 🙂 Ama dükkandaki iki adamın da ağzından girip burnundan çıktık diyebilirim 🙂 Cüzdan 12 saat boyunca insülinleri bozmadan koruyor. Birazcık tombiş olsa da şu Abbott’un insülin taşıma cüzdanlarından oldukça korunaklı olduğunu düşünüyorum 🙂

 

 

FullSizeRender-2Cüzdan oldukça geniş. Farklı gözleri de var. Bolca insülin koyulabileceğiniz fotoğraftan da görebilirsiniz.

Arabanız klimalı ise ve uzun bir seyahat yapıyorsanız 12 saat değil daha fazla insülinleri soğuk tutacağından da eminim. Tecrübe ile kanıtlanmıştır 🙂

 

 

FullSizeRender-1Ben bu durumu İstanbul’dan Barış Yeşildağ’a da telefonda bahsetmiştim galiba. O da elinde fazla olan Abbott’un cüzdanlarından bana bir tane hediye etti 🙂  Kadıköy’de toplantı yapıyoruz. Tam toplantımız bitiyor ve ayrılıyoruz. Barış Bey cüzdanı verdi. İnanılmaz duygulandım. İnanın. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum. Gecikmiş bir teşekkür.

FullSizeRenderAbbott’un cüzdanı ise daha az kapasiteli. İnsülin kalemlerinizi koyabileceğiniz kısımlar var ama kapasitesi dediğim gibi daha kısıtlı.

Artık Abbott’un cüzdanını çantamda ve kısa süreli kullanım için kullanırken, 45 TL ödeyerek aldığımız cüzdanı da daha uzun süreli yolculuklarda kullanacağım.

Unutmayın, özellikle yaz dönemlerinde insülin taşıma cüzdanları insülini gerekli soğuklukla korur, bozulmasını engeller. Bu cüzdanların içerisine sadece jel soğutucu koymak yeterli oluyor. Soğuk hava cüzdanın hammaddesi gereği dışarı çıkmıyor.

11 3.959 görüntüleme

Sizlerle 17-18 Eylül’de gerçekleşecek Dijital Sağlık Kongresi’ne katılacağımız ve özellikle ‘diyabet’ oturumu yapılacağını paylaşmıştım.

Video bügün yayınlanmış. Dijital Sağlık Zirvesi 2014’te gerçekleşen ‘Diyabet Oturumu’ videosunu sizlerle paylaşıyorum.

Herkese yani tüm takipçilerimize ve elini taşın altın koyan herkese başarılarımız için çook teşekkür ederim. Bu sunumda anlattıklarım hepimizin başarısı.

0 2.801 görüntüleme

Bu çikolataya yani Ferrero Rocher’ın çikolatasına bayılıyorum. Sadece sütlü kahve ile harika gittiğini de söylemeden geçemeyeceğim 🙂

Sizinle bu çikolatanın karbonhidrat oran hesabını nasıl yaptığımı hem fotoğrafta hem de yazarak anlatacağım.

Paketli bir ürün yenilecekse yapacağınız en önemli şey etiket yani içerik kısmını okumak. İçerik kısımları paketli ürünlerde bizler için oldukça önemlidir. Bu ürünün içerik kısmında göreceğiniz gibi şeker miktarı ayrı olarak yazılmamış. Bu da demek oluyor ki şeker miktarının karbonhidratı toplam karbonhidrat miktarına eklenmiş.

FullSizeRender-6Paketli ürünlerde genelde 100 gram için olan içerik tabloda belirtilir. Bu üründe de aynı şekilde. 100 gramı 44.4 karbonhidrat, 42,7 de yağ içermekte. Unutmayın. Bizi sadece karbonhidrat miktarı değil, yağ ve varsa lif oranı da etkiliyor. Bir paket ürün 200 gram. Bu da etiket kısmında yazıyor. 100 gramında 44,4 gram karbonhidrat varsa 200 gramında kaç gram karbonhidrat var diye bir oran orantı yapıyoruz. 200 gram ile 44,4 gram karbonhidratı çarpıp, çıkan sonucu 100’e bölüyoruz. Çıkan sonuç 88,8 gram karbonhidratttır. Yağ oranı için de aynı hesabı yapıyoruz. Yağ oranı da toplamda 85,4 gram çıkıyor.

 

1 pakette 16 adet çikolata vardı. 88,8 gram karbonhidrat, 85,4 gram da yağ içeriyor. 1 adedinin karbonhidrat ve yağ miktarını bulmak içinse;

  • 88,8 gram karbonhidratı 16’ya bölüyoruz. Sonuç: 5,55 gr karbonhidrat,
  • 85,4 gram yağı yine 16’ya bölüyoruz. Sonuç: 5,33 gram yağ.

Yani bu da demek oluyor ki çikolata oldukça yağlı. Aynı zamanda kan şekerimizi yükseltme hızı yani glisemik indeksi ile, glisemik yükünün de yüksekliği unutulmamalı.

Örneğin bir ara ya da ana öğünde bu çikolatadan tüketmek istiyoruz. Tavsiyem ana öğünde tüketilmesidir. Özellikle öğle saatlerinde tüketmek daha doğru olacaktır. 3 adedi ortalama 17 gram karbonhidrat ve 16 gram yağ içeriyor. Yağ oranı fazla bir besini yediğimizde kan şekerimiz biraz geç yükselir. Besin Gruplarının Kan Şekerimize Etkisi yazımızda sizlere bilgi vermiştik.

İnsülin pompası kullanıcıları karbonhidrat/insülin oranlarına göre insülini yapıyorlar. İnsülin yaptıktan sonra yapılan insülin miktarının % 20’sini hesaplayabilirler. Çıkan insülin miktarını da 2-3 saat arasında bir saate yayma yapabilirler. Kalem kullanıcıları ise yapacakları insülini ikiye bölüp birinci kısmı hemen, kalanı ise 1,5 saat kadar sonra yapabilir. Ancak kalem kullanıcılarının kan şekerlerinde insülin pompasıyla kıyasladığımızda dalgalanma olabilir.

Yayma süresi ve insülin kalemi ile yayma insülin yapmaya çalışmak gibi diğer tüm detaylarla ilgili lütfen diyetisyeninize danışın.

Ve unutmayın; tip-1 diyabetinizle ilgili her türlü bilgiyi profesyonellerden aldıkça beslenmenizde herhangi bir kısıtlama olmayacağını daha rahat göreceksiniz. Ve böylece daha özgür bir hayatınız olacaktır.

0 2.016 görüntüleme

Instagram’da görür görmez sizlerle paylaşmak istedim.

Diyabarbakır Ergani Şehit Öğretmen Aynur Sarı İlkokulu’nda Memorial Dicle Hastanesi İç Hastalıkları&Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü doktorlarından Sn Doç Dr Deniz Gökalp ve Diyetisyen Ceren Aktaş ‘Diyabet Bilgilendirme ve Diyabette Beslenme Konferansında olacaklar.

Diyarbakır ve yakın illere duyurulur.

Konferans Tarihi: 27 Eylül 2014 Cumartesi (Bugün)

Saat: 10:00-12:00

Yer: Diyabarbakır Ergani Şehir Öğretmen Aynur Sarı İlkokulu

Katılım: Ücretsiz

Katılan olursa fotoğraf çekip bizimle paylaşabilir. Mailim: esra@diyabetimben.com

 

5 3.557 görüntüleme

Türkiye’de yaşamın ve özellikle kronik hastalığı olan bireylerin yaşamının ne kadar kolay olduğunu aşağıdaki haber ve yazımla sizlere anlatmaya çalışacağım.

Türkiye’de hastanelerde bir katkı payı ödemez eczaneye gittiğinizde sizden bir katılım payı alınır. SGK biz almıyoruz, eczanelere gidiyor bu bedel demişti ilk zamanlar. Çok gülmüştüm o zamanlar.

Artık eskisi gibi kıdemli bir doktora da muayene olamıyorsunuz. Yeni mezun ya da 1-2 yıllık tecrübeli doktorlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yadırgadığım ya da ayrıştırdığım yok. Sakın yanlış anlaşılmasın. Ama unutmayın; hastanelerde biz hastalar adına her şey düzeltildi. Ve harika hizmet alıyoruz.

Şimdiyse 1 Ekim 2014’te hayatımıza koskocaman ve harika bir yenilik girecek. Örneğin; kısa etkili insülinlerden Humalog, Apidra ya da Novorapid’den herhangi birini kullanıyor olun. Humalog en ucuz insülin olsun. Ve siz en pahalı olan Novorapid’i kullanıyorsunuz. Doktorunuz insülininizi reçete etti. Novorapid yazdı. Eczaneye gittiniz. Eczacı size en ucuz olan Humalog’u verdiğinde tepkiniz ne olur??? Önce eczacıya kızarsınız. Eczacı size SGK’nın kararı dese de devlete laf kondurmazsınız. Ama unutmayın. Bununla karşılaştığınızda bu kararın SGK’ya ait olduğunu bilmeniz gerekiyor. Ya da tip-2 diyabetlisiniz ve hap kullanıyorsunuz. Kullandığınız standart bir ilaç var. Size bilmediğiniz en ucuz olan ilaç verilecek yine.

Bu arada insülin alerjisi olan bir bireyi düşünün. Novorapid kullanırken alerjik sorunu yok ama Humalog kullandığında alerjisi oluyor. Sizce SGK bu bireye acıyıp sana Novorapid verelim diyecek mi? Verecek deyip de sakın beni güldürmeyin.

Diğer konumuz kan şekeri ölçüm çubukları. Az önce eczacım ile görüştüm. Çubuklarda taban fiyat uygulamasının olmayacağını söyledi. Çünkü SGK zaten kan şekeri ölçüm çubuklarında taban fiyat uygulamasını uyguluyor. Yani markası ne olursa olsun gidip 1 kutu 50’lik çubuk aldığınızda SGK KDV dahil 18,75 TL ödüyor. Farkı da bizlerden isteniyor.

Yine diğer bir konu insülin kalemi kullanan tip-1 diyabetliler için. İğne uçlarında da en düşük fiyat hangi markaya aitse o marka eczacı tarafından size verilecek.

Derseniz ki ben kullandığım insülin ve iğne ucunu alırım. Aradaki fiyat farkı cebinizden çıkacak.

Uygulama ile devletin ciddi bir miktarda para tasarrufu yapacağı söyleniyor. Evet. Bence de devlet tasarruf edecek ama biz kronik hastalar hiçbir fark ödemeden aldığımız insülin ve iğne uçlarına artık ya fark ödeyeceğiz ya da bize sunulan en düşük ücretli insülin ya da iğne ucunu kullanacağız.

Hepimize bu güzel uygulama hayırlı olsun. Eminim tip-1 diyabetli hayatlarımızın kalitesi daha da artacak.

 

Konuyla İlgili Hürriyet Gazetesi Haberi

SOSYAL Güvenlik Kurumu’nun Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yaptığı değişiklikler 1 Ekim’de hayata geçiyor. Taban fiyat uygulamasıyla birlikte SGK yılda yaklaşık 400 milyon TL kar sağlarken bu para vatandaşın cebinden çıkacak. Mide, kalp, tansiyon gibi ilaçlara ödenecek katkı payı iki kat artacak.

SAĞLIK Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan yeni fiyat hesaplaması ile vatandaş 1 Ekim’den itibaren bazı ilaçlara iki kata varan oranda fazla katkı payı ödeyecek. Bunlar arasında mide, antibiyotik, kalp, tansiyon, hepatit B, astım ve diyabet ilaçları da bulunuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliğin’nin “Eşdeğer İlaç Uygulaması”na ilişkin maddesini temmuz ayında yeniden düzenlemişti. 1 Ekim itibariyle 13 etkin maddenin toplam 15 eşdeğer grubunda ‘Taban birim fiyat uygulaması’na geçilecek. Böylece ilaç fiyatları için ödenecek fark artacak. Hatta bazı ilaçların fiyatları iki katına çıkacak. 1 Ekim’de başlayacak uygulamada SGK’nın etkin madde ve dozaj seçiminde hangi kriterleri esas aldığı yönünde bir bilgi yer almadı.

188 YERLİ İLAÇ ETKİLENECEK

SGK’nın belirlediği 15 eşdeğer grupta, piyasada toplam 218 ilaç bulunuyor. Bu ilaçların 188 tanesi imal-yerli (yüzde 86), 30 tanesi ise ithal (yüzde 14). Bu ilaç gruplarındaki fiyatların tabana çekilmesi grupta baskı oluşturma ihtimalini doğuracak; ithal ilaç bundan etkilenmeyecek. Eşdeğer ilaç yerine ithal ilaç tercih edilebilecek. Firmaların aynı eşdeğer gruptaki ilaçların kamu fiyatlarını taban fiyata çekmemeleri durumunda ise SGK’nın elde edeceği tasarruf bedeli, vatandaşa yansıyacak fark bedel üzerinden sağlanacak. Ayrıca ilaçların çoğunun temel ilaç olma ve yaygın kullanım özelliği göstermesi de bu ilaç gruplarındaki reçetelerin daha pahalı tedavilere kayma ihtimalini getirecek. Yeni uygulamanın piyasada ilaç sıkıntısı yaratabileceği de öne sürülüyor.

VATANDAŞ ZORLANACAK

Konuyla ilgili Hürriyet’e bilgi veren Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, bunun daha başlangıç olduğunu belirterek, ilerleyen dönemde farklı etken maddeler için de taban birim fiyatı getirileceğini söyledi. Saydan şöyle devam etti: “İsmi, ‘Taban Birim Fiyat Uygulaması’ olan bu sisteme geçilmesi sonucu vatandaşlar eczanelere geldiklerinde daha fazla ilaç fiyat farkı ödeyecekler. Türkiye’de herkesin bildiği gibi buğday eken çiftçi, devletin buğday taban fiyatı açıklamasını, tütün eken çiftçi tütün taban fiyat açıklamasını bekler. Ancak bu sefer 1 Ekim itibariyle 76 milyon vatandaş SGK’nın ilaç taban fiyatını açıklamasını, ne kadar daha fazla ilaç parası ödeyeceğim endişesi ile bekleyecek. Vatandaşlar, eczanelerimize geldiklerinde halen ilaç katılım payı, muayene ücreti, reçete parası (3 kutuya kadar 3 TL, sonra kutu başına 1 lira olarak) ve ucuz ilaca göre kendi ilacının farkını ödüyor. Bunu öderken bile zorlanıyor. Bu yeni uygulama, hastanın cebinden çıkan paranın artmasına neden olacak.”400 milyon lira tasarruf sağlayacak TABAN birim fiyat uygulaması ile SGK yaklaşık 15 eşdeğer grupta, piyasada toplam 218 ilaç için 400 milyon lira tasarruf yapacak. Vatandaşın ödeyeceği fark ise bazı ilaçlarda iki katına çıkacak. Konuyla ilgili Hürriyet’e bilgi veren SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü İsmet Köksal, “Aynı eşdeğer gruptaki ilaçlara aynı fiyatlandırma üzerinden ücret ödenecektir. Daha önce aynı etkiyi yapan ilaçlara iki farklı fiyat ödenebiliyordu. Sonuçta dünya uygulamalarına bakıldığında uygulamaların tek fiyat üzerinden olduğu görülmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik kurumu tek fiyat uygulamasına geçerek, daha sürdürülebilir bir finansman modeline geçmiştir” dedi.

Sağlık Bakanlığı Harekete Geçsin

NURTEN Saydan, ilaç taban fiyat uygulaması ile hangi ilaç yazılırsa yazılsın, SGK’nın belirlediği fiyatın ödeneceğini belirterek “Bu demek oluyor ki neredeyse her ilaca fiyat farkı çıkacak. Başlangıç paketi olarak ilk grupta yer alan mide, antibiyotik, kalp, tansiyon, hepatit b, astım hastalarının kullandıkları tedavi gruplarındaki etken maddelere göre, vatandaşlar raporlu olsalar bile, ilaç fiyat farkını ödeyecekler ve bu farklar artacak. Sağlık hizmeti sunumunun esasplanlayıcısı Sağlık Bakanlığının bu konuda harekete geçmesi ve gerekli insani değerler ve milli menfaatlere göre düzenlemelere dahil olması gerekiyor” dedi.