Anasayfa Arşivler 2014 Temmuz

Aylık ArşivTemmuz 2014

25 2.896 görüntüleme

Öncelikle Herkese Selamlar,

diyabetimben.com‘a yeni kayıt oldum. Biraz inceledim ve gerçekten çok güzel bilgilerin paylaşıldığını gördüm. Bu da benim çok hoşuma gitti.

tahir222226 yıldır tip1 şeker hastasıyım. 1.5 yıldır da insülin pompası kullanıyorum. 8 aydır fitness yapıyorum. İlk zamanlar bu hastalıkla hiçbir şey yapamayacağıma inanıyordum. Ama zamanla bu inancımı kırdım ve fitnese a yazıldım.

İlk zamanlar sadece kosuyordum, bisiklet felan sürüyordum. Sonra ağırlık çalışmaya başladım ve çok iyi sonuçlar aldığımı gördüm ve bunu bir yaşam felsefesi olarak görmeye başladım. Zaten şeker hastası oldugum için bir çok şeyi yiyemiyorum. Bu da benim işime geliyor. Kendime güzel bir beslenme programı çıkarttım. Şekerimin daha iyi oldugunu gordum. 3 aylıgımın düştüğünü, her şeyden once ben bu sporu ılerletebılecegımı gordum. Sorun olan biraz yağ oranı. Çünkü yağ oranım az. Yuzde %6 %7 lere düştüğü için pompayı takarken bıraz acıtıyor. O kadarda olacak ne yapalım. Alışmak zorundayız.

Açıkcası bu sporla beraber kendıme olan guvenım arttı. O bunalım donemımı atlattm dıyebılırım. Herkesın sporla ugrasması gerektıgını dusunuyorum. Çünkü spor hayatımızın vazgeçilmez bir unsurudur. Kısmet olursa bu sene Best Model yarışmasına gireceğim şeker hastalarının da katılabileceğini, iyi dereceler yapabileceğini tüm Türkiye’ye göstereceğim.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Tahir Akkaya

dfg10259850_510159922443932_2816618477494384078_n

dfg1522095_10204214960717547_5914618928453586164_n-crop

4 2.342 görüntüleme

Umarım güzel bir bayram ve tatil geçiriyorsunuzdur. Bizim hem yazlıkta hem de evimizde yani İstanbul’da geçiyor. Bu sefer size yollardan haberler vermiyorum 🙂

Bu hafta Prof Dr Ahmet Rasim Küçükusta’nın bir yazısını okudum. Sürekli takip ettiğim biri olmasa da Twitter’da denk geldiğim ve özellikle diyabetle ilgili yazdığı yazılarını okuyorum. Çok yerinde tespitleri oluyor. Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun yazısı beni biraz düşündürdü. Ancak yazıdaki bazı kısımlar çok da umrumda olmasa da bu Şeker Bayramı’ndan ya da Ramazan döneminden sonra kaç kişi ‘tip-1 diyabetle’ tanıştı sorusu kafama oturdu.

Diyabetimben‘in Sizden Gelenler kategorisindeki yazılarda tip-1 diyabetle tanışma hikayelerinin çoğunda Şeker Bayramı sonrası çıkan tip-1 diyabetle karşı karşıya kaldım. Elbette tip-1 diyabete bir meyil olsa da bayram süresince yenilenler ve tokluk kan şekerine ulaşmışken vücut tekrar bir şeyler yemek ve insülin üreten hücreleri tekrar harekete geçirmek. Kaçınılmaz son tip-1 diyabet. Özellikle diyabet demiyorum. Zira tip-1 diyabet dışında diğer diyabet türleri de bu dönemde yüzeye elbette çıkıyordur.

Tip-1 diyabetli olmayan bireylerin de bayram süresince çok sağlıklı beslendiğini söyleyemeyiz. Böylece diyabetli aday bireyler bu dönemde artış gösteriyor. Her misafirliğe gidişte yapılan şeker ya da çikolata ikramları, ev yapımı baklavalar. Hele ki bir de yemekli misafirseniz mahvoldunuz. Önce Türk Kahvesi, şeker ya da çikolata. Sonra ana yemek. Akabinde çay ve tatlı servisi. Ve en son meyve ikramı. Bunların hepsi ortalama 3-4 saatte olur. Peki vücudumuz bu kadar eziyeti sizce tolere edebiliyor mu? Edemez. Etmemeli de. Tokluk kan şekeri ağzımıza ilk lokmayı aldıktan ortalama 2 saat sonra ortaya çıkarken biz 3-4 saatte bunları yedikçe insülin üreten hücreleriniz nefes nefese kaldığını özellikle belirtmem lazım.

Evimize gelen misafirlere ‘eziyet’ etmemek için çok bir şey ikram etmiyorum. Yemeğe gelmişlerse sadece yemek yemeliler. Çay, kahve sohbeti ise sadece tahıllı kurabiye servis etmeye özen gösteririm. Ya da sadece meyve. Yanında ayran ya da süt ikram etmeye çalıştığımda kabul etmezlerse ‘İçmeniz gerekiyor. Meyvede de şeker var ve şekerinizin daha düzenli yükselmesi için gerekli’ diyorum 🙂 Şaka gibi gelebilir ama böyle.

Umarım bu Şeker Bayramı’nda çok fazla sayıda tip-1 diyabetle tanışma olmamıştır. Ve umarım bu yazıdan sonra evinize gelen misafirlerinize biraz daha fazla acıyarak ikramlarda bulunursunuz 🙂

2 4.146 görüntüleme

Cumartesi gününden bu yana yazlıktayız. Dün akşam geldik. Yoldayken TEM Otoyolu’nda İzmit civarı pişmaniye satan bir mekana denk gelince Eşref’in aklına girdim 🙂

Premium Pişmaniye modelini seçtim. Antep Fıstıklı, fındıklı, sade ve kakaolu çeşitlerinden oluşan ve içerisinde 24 adet pişmaniye olan bir kutu. Birer tane yedik Eşref ile. Eşref ben susarım diye gidip su aldı. Ben o arada her bir çeşitten birer tane yemeye başladım. Bazen kendimi tutamıyorum 🙂 Tam sonuncusundayken Eşref geldi ve kaç adet yediğimi sordu. Sadece 4 adet 🙂 O kadarcık 🙂 Fena kızdı. Ek doz insülin yaptığımı söyledim. Ama nafile.

Bu arada pişmaniye bence hayatımdaki en namussuz besin. Bir de Emine’nin Kastamonu’dan getirdiği çekme helva. Bir azğınıza attınız mı kendinizi tutamıyorsunuz 🙂

Eve gelir gelmez paketin arkasından içerik kısmını okudum. 100 gramında 83 gram karbonhidrat var. Paket 450 gram ağırlığında. 450 çarpı 83 bölü 100 diyerek bir paketteki karbonhidrat miktarını 373,5 olarak buluyoruz. 24 adet var kutuda. 373,5 bölü 24 adet dediğimizde ise 1 adedinde 15,5 gram karbonhidrat olduğunu görmüş oldum 🙂 Yani 4 adet yiyerek birden 60 gram KH yemişim ve 2 ünite eksik insülin yapmışım 🙂 Yani hesaplamam doğru değilmiş.

Bunlar çok ufak, ne kadar karbonhidrat olur ki demeyin. İçerik bilgisi varsa okuyun. Hesaplama yapın derim.

Bu arada buradan da tartı ağırlığı ortalama 19 gram olan pişmaniye benim gibi bir yetişkinin ağzını tıka basa dolduruyor 🙂 Denediğim için söylüyorum. Tartı ağırlığı 19 gram olan pişmaniye ortalama 15 gram KH içerir. Hareketli saatlerde tüketilmesinde fayda var. 

2 3.917 görüntüleme

Yaban mersinin diyabetlilere iyi geldiği söylenir. Sizlerle birkaç web sitesinden aldığım yazıları paylaşıyorum.

  • Tip2 diyabet, insulin direnci veya metabolik sendromda düzensiz kan şekeri salgılanır. Elbette bu soruna özgü diyet programı uygulanmalıdır ama araştırmalara göre düzenli yabanmersini tüketenlerde tüketmeyenlere göre daha regüle kan şekeri salgılanmaktadır.
  • Şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati),
  • Kanada Laval Üniversitesi profesörlerinden Profesör P.S. Haddad ve ekibinin Int. J. Obesity dergisinde yayınlanan araştırmasına göre şişman ve diyabetik özellikleri olan KKA (y) türü farelere içirilen Bluberry (yaban mersini) suyu farelerin kilolarında azalma yaptığı gibi kan şekerinde de % 35 oranında azalma yapmıştır.
  • Diyabet hastalarında vücuttaki insülin hormonundan kaynaklanan problem nedeniyle kan şekeri düzeyi kontrol edilemiyor. Tip 2 diyabet pankreas hücrelerinin yeterli insülini üretemediği durumlarda insülin direnci olarak ortaya çıkıyor ya da vücut üretilen insülini gerektiği şekilde kullanamaz. Çalışmaya 187 bin denek katıldı. Deneklerin yüzde 6,5’inde tip 2 diyabetin geliştiği tespit edildi.
  • Montreal Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyelerinden Pierre Haddad’ın, uzun süren araştırmaları sonucu, halk arasında “çayüzümü” olarak bilinen yabanmersini suyunun şeker hastası farelerde hastalığın ilerlemesini durdurduğunu Ahmet Maranki açıkladı.

Aslında görüldüğü gibi ‘yaban mersini’ tip-1 diyabete bir çözüm olmamakla beraber bir faydası da bulunmamakta. Genelde tip-2 diyabete az biraz faydası dokuna bitki, meyve ya da karışımların tip-1 diyabete çözüm olmadığını da görmemiz gerekiyor.

Yoğurt ve Limon Karışımı yazısındaki tartışmaları bu yazıda umarım yaşamayız 🙂

Ayrıca 17-18 adet kuru yaban mersininin 15 gram KH içerdiğini önemle vurgulamak isteriz.

0 2.988 görüntüleme

Ben 30 yaşında bir diyabetliyim. Çocukluk dönemi geldi de geçti bile. Ki diyabetle de galiba 19 yaşında tanışmıştım.

Eskiden özellikle bayramlarda ve diyabetle tanıştıktan sonraki şeker bayramlarında şeker yiyememek zor geliyor muydu? Pek de zor gelmiyordu. Çikolata ya da şeker torbalarına elimi daldırır, yedikçe yer ve insülini basardım 🙂 . Benim o zamanlarda ailem de yoktu başımda. Hollanda’da yaşıyorlardı. Özgürlük hat safhadaydı yani 🙂 .