Anasayfa Arşivler 2012 Eylül

Aylık ArşivEylül 2012

0 1.267 görüntüleme

Dün yeni doktorum Nilgün Hanım ile 3. buluşmamız gayet iyi geçti 🙂 .

Geçtiğimiz hafta kan şekerlerim pek de iyi gitmedi. Salı-çarşamba ve perşembe günü şirket dışında eğitimdeyim. Elimden geldiğince yeme düzenime de dikkat etsem de kan şekerleri bir türlü normale düşmedi. Ki özellikle 10:00-16:00 arası gibi saat aralıklarında bir düzensizlik oluyordu. Kendimce bazal ayarlarımda düzeltmeler yapsam da başarılı olamadım. Nilgün Hanım ile yaptığımız bazal ayarlamalarıyla eminim bu hafta daha düzgün gidecek değerler.

9 2.659 görüntüleme

Oktay Bey’in Diyabete Dair yazısından sonra biraz da hoşumuza gitmeyen cümleleri konuşalım istedim. Ki Diyabete Dair yazımızda konuşmaya başladık bile 🙂 .

Bir ara hatırlarsanız bir de dörtlükler ya da güzel cümleler yazmıştık diyabetle ilgili Eşref’in önderliğinde. Diyabetliler Üretiyor yazımızdan da bu dörtlüklere 4lük ekleyebilirsiniz.

Biz diyabetliler bazen kendimizi farklı sohbetler ve durumlar içerisinde bulabiliyoruz diyabetle ilgili. Hatta bazen sohbette olduğumuz kişilerden öyle cümleler duyuyoruz ki ağzımız açık kalıyor.

12 3.082 görüntüleme

Diyabet…

Her zaman çok acayip şekillerde bilinen (daha doğrusu yaşamayanların tahminlerde bulunduğu) bir hastalıktır.

Hasta olmayanların hastalara tepkisi “çok yaşıycan”  ya da “yazık” şeklinde olur ama kimse bilmez psikolojik veya fizyolojik yaşantımızı. Öncelikle ki teşhis koyan doktorum dahil; ‘Ooo çok yaşayacaksın sen he he he’ şeklindeki tepki veren insanlara seslenmek istedim hep…  İyi çok yaşa ama sıkıyorsa bununla yaşa.

15 4.627 görüntüleme

Bir önceki yazımda gittiğim yeni doktorum ile yaşadıklarımı ve aklımda kalan soru işaretlerini paylaşmıştım sizinle.

Dün yani 21 Eylül Cuma günü  11:45’te odasına girip ancak 12:45 gibi çıktığım Nilgün Hanım ile ikinci muayenemiz biraz tartışmalı geçti. Tartışma derken yanlış anlamayın lütfen.

Nilgün Hanım’ın elbette kıdemini ve ünvanını tartışacak değilim. Ama bana diyabetle nasıl yaşamamı ve nasıl bir yemek düzenim olması gerektiğini anlatırken bir ütopyadan söz ediyormuş gibi geldi yine. Ben de artık zincirlerimi kırmış bir şekilde aldım elime sazımı ve konuşmaya başladım.